11 Nisan 2018

Tarhan Telli

Tarhan Telli, Türkler Böyle Bir Şey Yapamaz Diyenlere İnat Başardı

 

 “Hayal ediyorum, istiyorum ve yapacağım.”  Tarhan Telli bu düşüncesinin sayesinde Türkiye Cumhuriyeti’nde bir ilke imza attı.

   Çocukluk yıllarında başlayan motosiklet tutkunluğu Tarhan Telli ve ekibinin ürettiği motorların dünya markası olmasına yetti. Özgürlükçü ruhunu motosiklet kullanarak çıkardığını ve bu yüzden motosiklete olan tutkusunun her geçen gün arttığını söyleyen Tarhan Telli, 16 yaşındayken Türk markasıyla motosiklet yapmak ve yaptığı motorların uluslararası markalarla rekabet içinde olmasını istiyordu.

   Bu düşüncesi başta herkese imkansız görünüyordu ve ona böyle bir şeyin mümkün olmayacağı söyleniyordu. Tüm söylenenleri kulak ardı eden Telli, uykularını kaçıran hayallerinin bir gün gerçek olacağına inanıyordu.16 yaşındayken babasını ona aldığı hurda arazi taşıtına farklı tasarımlar yaparak neler yapabileceğine ve hayal gücüne baktı. Renk, vites, şanzıman ve silindir gibi aracın farklı aksamlarında ve görünümünde değişiklikler yaptı.  Daha sonra hurdadan aldığı bir motoru yenilemek için kollarını sıvadı. Motorun şasesini, elektrik aksamını, lastiklerini, boyasını ve bir çok aksamını yeniledi.

   Tarhan Telli, neden motosiklet yapamıyoruz, Türk’ler de başarabilir düşüncesiyle en büyük adımı attı. Üniversitede almış olduğu görsel tasarım eğitimini mekanik farklılıkla birleştirmek için Amerika’ya gitti ve yaklaşık 2,5 yıl boyunca hiçbir ücret almadan çalıştı. Hatta çalıştığı yerlerde günlüğüne kendi cebinden 14 dolar 75 cent vererek çalıştı. Amerika’dan döndükten sonra 3 kişiyle motosiklet yapımına başlayan Telli, en büyük hayalini sonunda gerçekleştirmişti ve ilk motorunu hiç bir fabrika sürecinden geçirmeden el emeğiyle meydana getirmişti.

    Yaptığı motorun bir ruhunun, kişiliğinin olduğuna inanıyordu ve bu yüzden ona İRNES adını koyarak bu inancını somutlaştırmak istedi.İRNES anne ve babasın isimlerinin ilk harflerinden oluşuyordu.  2.’si CHOPPER, 3.’sü OLSKU ve 4. motoruna da CUSTOM adını verdi. Yaptıkları motorları atölyede sergilediler. Bu  motorların Türk malı olduğuna inanmayan bir çok kişi vardı ama durum sandıkları gibi değildi. Amerikan malı dedikleri motorlar Türkler tarafından ve el emeğiyle yapılmıştı ve bu bir ilkti.

    Motorları trafiğe çıkarmak ve ruhsat almak için ilgili kurumlara başvurular yapıldı.     Motorların trafiğe çıkarabilmek için Avrupa Uygunluk Belgesi alması gerekiyordu. Bunun için Almanya’ya gitmek zorundaydı. Kısa bir zaman içinde gerekli evrakları hazırladıktan sonra motorları uçakla Almanya’ya götürdü. Yirmi bir testlik zorlu bir süreç vardı karşısında. Motorlar, emisyon testi, dayanıklılık testi gibi bir çok testten geçti.  Gerekli olan yirmi bir test tamamlandıktan sonra sıra bir gün sonra sonuçları almaya gelmişti. Bu bekleyiş heyecanın da katılmasıyla birlikte Tarhan Telli için hiç de kolay olmadı. Ve sonunda sonuçlar gelmişti.Sonunda tüm testlerden başarılı bir şekilde geçen Telli, 6 bin sayfadan oluşan uygunluk belgesini almaya hak kazanmıştı.

   Tarhan Telli için uzun ve heyecanlı bekleyişin ardından yurda dönmenin mutluluğuyla kendi ürettiği motorların ruhsatına kavuşmak sandığından daha heyecan vericiydi. Ruhsatını aldığı gece, ruhsatla birlikte uyuyan Telli, o anın,mutluluğun ve bir ilke imza atmanın mutluluğunu yaşıyordu.Kendi yaptığı motorların bir ruha kavuştuğuna inanıyordu artık. 001 seri numaralı Türk el yapımı motosikleti kendi üretmişti. Kimileri için hayal kurmaktan öteye gidemeyeceği sanılan bu durum artık bu söylenenlere inat gerçek olmuştu.

   1996 yılında hayalini kurduğu kendi markasını oluşturmak düşüncesi 2006 yılına geldiğinde artık gerçekti.  Kendine özgürlüğü yaşatan motosikletin ruhsat sahibi ve marka sahibi kendisiydi. Motoru kullanırken polislerin kendisine ruhsatın sorulması ve ruhsat üzerindeki 001 seri numaralı ruhsat, polisler tarafından garipsenmiş, sahte olabilir ihtimaliyle defalarca sorgulanmıştı.Ama sahte bir ruhsat değil, tersine gerçekti.

   İnsanlar Tarhan Telli’ye motorların üzerinde yazan MADE IN TURKEY yazının yerine MADE IN USA yazmasını böylelikle daha çok alıcının kapısını çalabileceği söyleniyordu. Telli, söylenenlere aldırış etmeden inandığı yolda sağlam adımlarla devam ediyordu ve Türk markasını motosikletin üzerinden silmeye niyeti yoktu.Yapılan motorları farklı kılan MADE IN TURKEY olması, el emeği, göz nuruyla yapılmasıydı. Çok kısa zamanda 4 motor trafikte özgürce dolaşmaya başlamıştı artık. Türk yapımı el emeği motosikletin namı dünyaya yayılmıştı .3 kişilik bir ekiple başlayan Tarhan Telli, kısa zamanda 6, sonra 9,12,15 ve 33 kişilik bir ekibe ulaşmıştı.

    Patenti, dizaynı, boyası, montajı, elektrik aksamı ve aklınıza gelebilecek tüm parçaları Türkler tarafından yapılıyor. Artık Türk el yapımı motorlar ünlü markalarla boy ölçüşüyor.  Kilonuzu, boyunuza ve hatta kolunuzun uzunluğuna göre yapılan motorlar artık Türkiye’de, Türkler tarafından el emeğiyle, herhangi bir fabrikasyon sürecinden geçmeden yapılıyor.

 

 

Yorum Yap

E-mail adresiniz paylaşılmadı..